Kitaplar > Nöroloji ve Beyin Cerrahisi > Davranış Nörolojisi: Beyin-Davranış İlişkilerinin Organizasyon Prensipleri, Sendromları ve Hastalıkları

Davranış Nörolojisi: Beyin-Davranış İlişkilerinin Organizasyon Prensipleri, Sendromları ve Hastalıkları

Yayım Tarihi
11/2020
Editör
Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ
Yazar
-
Yayınevi
Nobel Tıp Kitabevleri
ISBN
9786053351801
Cilt / Sayfa Sayısı
1 Cilt / 344 Sayfa
Baskı Sayısı
2
Fiyatı
120.00 TL

2016 yılının başında basımı yapılan DAVRANIŞ NÖROLOJİSİ- Beyin-Davranış İlişkilerinin Organizasyon Prensipleri Sendromları ve Hastalıkları aradan geçen dört yılı aşkın sürenin ardından İkinci Basımı’na gidiyor. İlk basımının binlerle ifade edilen bir sayı üzerinden tükenmiş olması Türkiye’de davranış nörobilimine olan ilginin ne denli geliştiğinin en önemli göstergesi.
İlk basımının yapıldığı tarihten beri beyin-davranış ilişkilerini inceleyen beyin araştırmalarının sayısında dünyada ve Türkiye’de büyük bir artış yaşandı. Bu araştırmaların sonuçlarını iki bölümde değerlendirebiliriz. Bunlardan biri hiç kuşkusuz bildiklerimize yeni bilgiler katan araştırmalar. Bu araştırmaların yöntemleri arasında özellikle işlevsel MR (fMR) yönteminin yeni araştırmalarda eskiye oranla çok daha fazla oranda kullanılmış olması dikkati çekiyor. Bu yöntemin eskinin hasta incelemeye odaklı yöntemlerine oranla dikkati çeken en önemli katkısı hasta kabul edilmeyen ve hastalık belirtisi göstermeyen insanların beyinleri hakkında yeni bilgiler sağlaması. Bu yöntem yoluyla ortaya konulan yeni beyin bilgileri arasında görsel algı yüz tanıma ve ödül-haz merkezlerine ait veriler bulunuyor ki bunlar ve benzeri beyin alanlarının normal kişilerde ortaya konulması aradan geçen kısa süreye rağmen sosyal nörobilimin ve bağımlılık nörobiliminin gelişmesinde büyük katkılar sağladı. İkinci grup beyin araştırmalarının ise davranış nörobiliminin yüzelli yılı aşkın süre içinde ne kadar sağlam bir temel ortaya koyduğunu ortaya koyduğunu söyleyebiliriz.
Elinizdeki kitap davranış nörobilimi ve nörolojisi konusunda beyin araştırmalarının bu iki türü arasında geçmişten geleceğe sağlam bir bilimsel köprü oluşturan bir kaynak olarak daha nice ek basımlara gitmeye adaydır. Emeği geçenlere yeniden vizyonları ve gayretleri bakımından teşekkür ediyorum.

Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ